http://www.yanikkoy.net

NAR-I BEYZA
|
YARARLI LİNKLER |
||||||
|
Yanıkköy Diyarı © 2009 desing dg

GECE
Işıklar söndü,karardı bütün renkler,yağmur sesleri geliyor uzaklardan.yağmur ağlıyor,çığlıklar atıyor yağmur…Bir gece vakti kaldırıp ağlamamız gerektiğini hatırlatıyor ya da taşlaşan kalplerimize.Kaldırıp ellerimizi semaya dua etmemiz gerektiğini.
Ay mesaisine başladı.Sustu bütün sesler.Uğultular geliyor uzaklardan.Yalnızca “bir miktar sükut” diyor alfabem.
Bir gece vakti ay mesaisine başlamışken, susmuşken bütün alem, lehçeler kelime bulamıyorken konuşacak, ellerim semada, unuttuğumu hatırlarım. Seni ne de çabuk unuttuğumu. Seni unutmuşken kendimi de pek hatırlamadığımı.Her şeyi hatırlayıp hiçbir şeyi unutmayıp;yalnız seni ,hep seni unuttuğumu hatırlarım bir gece vakti yağmur yağıyorken.
Hatırlarım çaresizliğimi, minicik bedenin koca postallar altında çiğneniyorken. İnsanlığımı, yoksun insanlığımı, hatırlarım bir gece vakti yağmur yağıyorken.
Sen orada “Babamı istiyorum!”diye haykırıyorken, ben burada yitip giden vicdanımı ararım, bir gece vakti yağmur yağıyorken.
Günler günleri kovalar, haftalar haftaları. Şu soru kurcalar kurcalanmış kafamı: Baban geldi mi Filistinli kız ya da seni mi gönderdiler babanın yanına. Sahi,gurbet ne demektir,gurbette sıla olur mu günün birinde?
Yılar da yılları kovalar elbet…Gece vakitlerinde yağmurlar da yağar belki yine şehrin caddelerine.Kalplerimiz,vicdanlarımız, beyinlerimiz temizlenir mi bilinmez ama,temizler kar taneleri isli sokakları.Ve biz unutmayız yine hiçbir şeyi gülmeyi,eğlenmeyi..Unuturuz elbet Afganistan’ı,Gazze’yi.Unuturuz kendimizi……